Yeryüzünü manevi karanlığın kapladığı bir anda, kız çocuklarının öz babaları tarafından diri diri toprağa gömüldüğü bir anda, vahşetlerin mateme, cehaletin gözyaşlarına boğulduğu bir anda,insanlık üzerine bir Güneş gibi doğdu O. O’nun dünyaya geldiği gece Kabedeki putlar yıkılmış,ateşe tapanların bin yıldan beri yanan ateşleri sönmüştü. Kisra sarayının 14 burcu O’nun doğduğu gece yıkılmış, O’nun doğduğu gece Gökyüzünde de yeni bir yıldız doğmuştu. Yüce Yaradıcımızın ‘Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik’ buyurduğu Sevgili Peygamberimiz 14 asır önce Rebüulevvel ayının on dördüncü gecesi,yani 20 Nisana denk gelen günde dünyaya teşrif etmişlerdir. Musa Peygamberin Cenab-ı Allah’a ‘Yarabbi beni keşke, Beniİsraillerin peygamberi değil de Hz Muhammed’in ümmeti olarak yaratsaydın’ dediği kutlu bir Nebidir O.
Bir hadisi şeriflerinde ‘Biriniz kardeşini seviyorsa bunu Allah için söylesin’ buyurmuşlardı. Peygamberimizin övgülerine mazhar olmuş bir ecdadın torunları olarak bizde diyoruz ki; Uğruna bu can fedadır Ya resulallah, biz seni Allah için canımızdan çok seviyoruz. Seni özlüyoruz,sana kavuşacağımız günün hasretiyle yaşıyor,senin yolunda,senin izinde sana kavuşmayı diliyor ve seni Allah için çok seviyoruz.
Cenab-ı Allah bizleri O’nun şefaatlerine nail eylesin. Cennette Kevser sancağı altında onunla haşrolmayı bizlere nasip eylesin inşallah.